
Turkuaz: Adını Türklerden Alan Koruyucu Taş
Turkuaz, bakır ve alüminyum içeren bir fosfat mineralidir. Mavi ile yeşil arasındaki o kendine has rengini bakırdan, yeşile kayan tonlarını ise demirden alır. Taşın üzerindeki ince damarlar, oluştuğu ana kayanın izleridir.
Taşın adı Fransızca Türk taşı anlamına gelir. Orta Çağda Pers madenlerinden çıkarılan turkuazlar Anadolu üzerinden Avrupa'ya taşındığı için Avrupalılar bu taşı Türklerle özdeşleştirmiştir.
Türk kültüründe turkuaz, nazara karşı koruyucu olduğuna inanılan taşların başında gelir. Mavi rengi nazar boncuğuyla aynı anlamı taşır. Bu inanışlar kültürel bir mirastır; doğal taşlar tıbbi tedavinin yerine geçmez.
Turkuaz görece yumuşak ve gözenekli bir taştır. Bu yüzden suyu, yağı ve parfümü emerek zamanla rengini değiştirebilir. Takınızı parfüm sıktıktan sonra takmanız ve terli cilde uzun süre temas ettirmemeniz önerilir.
Temizlerken sadece kuru, yumuşak bir bez kullanın. Suya batırmak ve kimyasal temizleyiciler turkuazın rengini ve parlaklığını kalıcı olarak etkileyebilir.







